Bu fon süper fon: Ne ilk ne de son!
- Özgür Bayram Soylu

- 2 Tem
- 2 dakikada okunur
Yine bir yüksek kâr, yüksek getiri vaadi ile manipüle edilmiş yıldızlar geçidi. Bu geçidin bu kezki misafirleri kamuoyuna mal olmuş yıldız futbolcular. Bir banka müdiresinin güvene dayalı bankada gizli fon vaadi ile kurduğu sistem ve hayalete dönüşen milyon dolarlar.
Türkiye’de son yıllarda nerede ise ortalama yılda iki defa fazla para kazanma hırsının yol açtığı hüsran dolu bir hikaye. Üye getir para kazan mı dersiniz, hayali tanker mi. Rus saadet zincirinden Solucan bank’a, Çiftlikbank’tan süper fon hikayesine.
1919 yılında Charles Ponzi ile başlayan kendini pek de geliştirmeden aynı motivasyonla farklı yüzlerle günümüze gelen bir dolandırıcılık hikayesi. Dün yan komşumuzun, bugün kamuoyu tarafından tanınan yıldız futbolcuların yarın da belki bizim hikayemiz. Ders almadan koşar adımlarla gittiğimiz daha fazla kazanma hırsına yenildiğimiz bir başarısızlık hikayesi.
KİM SUÇLU?
Basına yansıdığı kadarıyla 46 gün vaadede %253 getiri vaat eden süper bir fon. Buhar olmuş yaklaşık 17 milyon dolar. Sizce kim suçlu diye sorsalar, hepimiz ilk olarak futbolcuları muhtemelen sorumlu tutarız, hatta zekasından ötürü banka müdiresine ödül bile vermeyi teklif edebiliriz. Aynı şey bizim başımıza gelse muhtemeldir ki önce banka müdiresini suçlar sonra biraz da olsa kendimizde suçu ararız.
Kimse kusura bakmasın ama asıl suçlu bunca örnek, deneyim, dolandırıcılık hikayesi varken bundan ders almayıp yüksek ve düzenli getiri vaadi peşinde koşan kim varsa o.
NEDEN HAYALİ FONLAR PEŞİNE KOŞUYORUZ?
Kolay para kazanma hırsı özellikle son yıllarda finansal okuryazarlığı düşük kesimi esir almış durumda. Ya saadet zinciri/titan zinciri kurbanı oluyorlar, ya BİST 100’de kayboluyorlar ya da kripto piyasasında boğuluyorlar. Etrafında bir şekilde bu araçlardan zengin olmayı başarmış sınırlı sayıda kişiyi örnek alıyorlar ve hazin bir hikayenin figüranı olmaktan öteye gidemiyorlar. Ve günün sonunda bu hikayede yanan ne ilk ne de son oluyorlar.
PEKİ NE YAPMALI?
Yıldızlar futbolcuların “mağdur” olduğu süper fon, hayali fon, sihirli fon davası kamuoyuna açık bir şekilde canlı yayınlanmalı.
Vatandaş ya da tasarruf sahipleri en iyiyi aramak yerine yeterince iyiyi arama aşamasının kendileri için bir mutlu son olduğuna ikna edilmeli.
Tüm bu acı deneyimlere rağmen birikimlerini benzer saadet ve titan zincirlerine kaptırma potansiyeline sahip tasarruf sahipleri kamu otoritesi kontrolünde mega projeler bazlı getiri sağlayan bir sisteme dahil edilmeli.
GELENEKSEL TASARRUF ARAÇLARI MI, FON ZİNCİRLERİ Mİ?
Pandemi ile birlikte dijitalleşen bireyler kuşak farketmeksizin bilgiye erişmede olağanın dışında fırsata sahip oldular. Ancak bu dijitalleşme en çok BİST-100 ve kripto piyasalarındaki hacime yansıdı. Bireyler fiziki altın tercihlerinden ise vazgeçmediler.
Özellikle yastık altı birikim davranışları neredeyse değişmedi. Büyük oranda altın küçük oranlarda ise dövizden yana bunu kullandılar. Faiz hassasiyeti olanların mevduatı tercih etmemeleri, katılım finansındaki araçlarından haberdar olma seviyelerindeki düşüklük bu süreçi daha da tetikledi.
Durum böyle olunca yastık altındaki ve bankacılık sistemindeki birikimler finansal sisteme gireceği yerde hayali getiri sağlayan zincirlere esir oldular. Bugün gelinen noktada özellikle altına ve dövize teveccühü olan tasarruf sahibini finansal sisteme entegre etmek büyük önem taşıyor.
Bu hem enflasyonla mücadelede hem de tasarruf sahiplerinin başka maceralara girmesine engel olmada kritik bir kırılma noktası. Bunu mevcut finansal araçlara yönlendirerek de yapabiliriz, özellikle altına dayalı yeni enstrümanlar geliştirerek de. Faizsiz finansın özellikle marka imaj ve itibar çalışmalarına önem vermesi de hassasiyet taşıyan bireylerin sisteme dahil edilmesi açısından önemli.
Sahte bir yatırım ve kazanç vaadi yerine yüksek ve düzenli getiri sağlayan tasarruf araçlarının kullanımı ve bilinirliği vatandaş nezdinde artırılmalı.
Bizde kolay para, çölde su bulmaya benzer, birkaç damla yağmur sonrası gelen serap gibidir.
Yorumlar